Fuat Sezgin

Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi üzerine çok değerli ve kapsamlı çalışmaları olan bir akademisyen. Fuat Sezgin akademik hayatının yaklaşık son 60 yılını Almanya’da ve 1982’de kendi kurduğu, Frankfurt Johann Wolfgang Goethe Üniversitesine bağlı Arap-İslam Bilimleri Tarihi Enstitüsünde(INSTITUT für GESCHICHTE der ARABISCH-ISLAMISCHEN WISSENSCHAFTEN) geçiriyor. Fuat Sezgin’in yaklaşık 60 yıllık bir süreçte yazdığı 17 ciltlik Arap-İslam Bilimleri Tarihi(Geschichte des Arabischen Schrifttums, GAS, bundan sonra GAS diye bahsedeceğim), konusundaki en kapsamlı eser olarak, dünyaca ünlü bir başyapıt olarak görülüyor.

Gertrude Bell'in Hayatı Bize Ne Katabilir?

Gertrude Margaret Lowthian Bell, “Ortadoğu’da İngiliz ajanlığı yapan kadın arkeolog ve sanat tarihçisi.”, İslam Ansiklopedisindeki ilgili başlığın açıklaması bu şekilde. Bu tanımlama gayet doğru olmak ile birlikte muhtemelen bizim kültürümüzdeki Bell’in tanımını da güçlü bir şekilde ifade ediyor. Osmanlının Ortadoğudaki topraklarının parçalanmasına katkıda bulunan, önemli, etkili İngiliz figürlerlerden birisi. Bell, T.E. Lawrence kadar popüler değil, Bell’in adını daha önce duydum mu hatırlamıyorum, bir kaç ay önce Bell’in hayatını anlatan filmlerden birisi olan Queen of Desert‘i görmüştüm ve fragmanını izlemiştim ancak filmi izleme konusunda çok fazla merakım uyanmamıştı.

İslam'ın Altın Çağını Anlamak

Bir kaç ay önce İslam’ın Altın Çağ’ı diye geçen, 8. ve 14. yüzyıllar arasına denk gelen, bazılarının 15. yüzyıl’a kadar uzattığı bu dönemi özellikle bilim tarihi açısından anlama derdine düştüm. Celal Şengör’ün bazı TV yayınları(İlber Ortaylı ve Ahmet Arslan ile birlikte) ve Bilgiyle Sohbet kitabı bu konudaki merakımı uyandırdı diyebilirim. Temel olarak anlamak istediğim şey o altın çağ’ın nasıl inşa olduğu ve nasıl sona erdiği. Bugün geldiğimiz noktada, modern çağlarda, İslam aleminin bu konudaki ezikliğinin, geri kalmışlığının nedenlerini bir nebze de olsa anlamak istiyorum çünkü bunun İslam’ın doğrudan kendisiyle(en azından benim anladığım İslam’ın) coğrafya, ırk gibi konular ile ilgisi olduğunu düşünmüyorum.